
AK PARTi genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Kanal İstanbul'' projesiyle Boğaz yük trafiğini tamamen sona erdirileceğini belirterek, ''Böylece Boğazı İstanbul'a, Türkiye'ye yeniden kazandırıyoruz. Artık İstanbul Boğazı, tarihin ve geleceğin iç içe yaşayacağı, su sporlarının yapılacağı, kent içi ulaşımın kolaylaşacağı bir tabiat harikası olarak eski günlerine geri dönüyor'' dedi.
Başbakan Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi'nde, kamuoyunda ''çılgın proje'' olarak adlandırılan ''Türkiye Hazır, Hedef 2023, İstanbul Hazır Hedef 2023'' tanıtım toplantısında, ''Kanal İstanbul'' projesini anlattı. İstanbul'da bu projeyle 2 yarımada, 1 ada oluşacağını ve İstanbul'un Avrupa yakasında, şehrin batısında, Karadeniz ile Marmara Denizi'nin arasında yaklaşık 45-50 kilometre uzunluğunda bir kanal olacağını söyleyen Başbakan Erdoğan, ''Kanal İstanbul'' olarak adlandırdığı ''çılgın proje'' ile ilgili, ''Panama Kanalı ile Süveyş'te, Yunanistan'da Corinth Kanalı ile kıyas dahi kabul etmeyecek, yüzyılın en büyük projelerinden biri için bugün kolları sıvıyoruz'' diye konuştu. Kanalın su derinliğinin yaklaşık 25 metre, su yüzeyinde genişliğin yaklaşık 145-150 metre civarında, tabanda ise yaklaşık 120 metre olacağını belirten Başbakan Erdoğan, şu bilgileri verdi:
''Dünyadaki mevcut kanallardan bugün dünyanın en büyük gemileri, 250-260 bin DW ton gemiler geçebiliyor ama bizim kanaldan 300 bin DW tonluk gemi geçebiliyor. Kanal üzerine inşa edeceğimiz köprülerle kara ve deniz yolu ulaşımı hiçbir kesintiye uğramayacak. Tam aksine bu köprüler de kanala ayrı bir güzellik ve cazibe katacak. Üçüncü köprü de bu kanalın üzerinden geçecek, üçüncü köprünün bağlantısı olan yollar geçecek. Kanalın inşası sırasında, milyonlarca metreküp hafriyat çıkarılacak. Kazıdan çıkarılacak topraklar, uygun yere taşınacak. Kazı malzemesini, büyük bir liman ve havalimanının yapımında, sönmüş maden ocaklarının bir kısmının çevre düzenlemesinde, göl olarak kullanılan bazı alanların kapatılma noktasında değerlendireceğiz.''
Bu projenin, sadece İstanbul'u ve Türkiye'yi değil, başta içinde bulunulan bölge ile dünyayı çok yakından ilgilendirdiğini anlatan Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Projenin önemli gerekçelerinden birisi, Boğaz trafiğini azaltmak ve Boğaz'daki tehlikeyi artık ortadan kaldıracak derecede minimize etmeye yöneliktir. Şu anda İstanbul Boğazı'ndan yılda 358 milyon 590 bin ton yük taşınıyor. Yılda yaklaşık 4 milyon ton LPG, 3 milyon ton kimyasal madde ve 139 milyon ton petrol taşınıyor. 147 milyon ton tehlikeli madde her gün her saat İstanbul'umuzu, İstanbul'umuzun güzelliğini, İstanbulluları ciddi manada tehdit ediyor. Bir medeniyet şehri olan İstanbul'da kültürel eserler, ata yadigarları ciddi tehdit altında. Boğaz ve çevresinde yaşayan, çalışan 2 milyona yakın nüfus aynı şekilde tehdit altında. Boğaz'da ve Marmara'da gemi trafiği nedeniyle doğal yaşam tehdit altında. Geçmişte bu noktada çok büyük tehlikeler atlattık. Zaman zaman meydana gelen kazalar, Boğaz'ı adeta bir cehenneme çevirdi. Yanan tankerler, suyu, havayı kirlettiği kadar karada yaşamı olumsuz etkiledi. Türkiye'nin milli gelirinin yüzde 40'ını sağlayan İstanbul'u, böyle büyük bir tehlikeden kurtarıyor, İstanbul'un, İstanbulluların, Türkiye'nin can güvenliğini sağlamak, denizlerimizi korumak, kültür varlıklarımızı muhafaza etmek adına bu büyük adımı atıyoruz. Kanal İstanbul ile Boğaz yük trafiğini tamamen sona erdiriyoruz. Böylece Boğaz'ı İstanbul'a, Türkiye'ye yeniden kazandırıyoruz. Artık İstanbul Boğazı, tarihin ve geleceğin iç içe yaşayacağı, su sporlarının yapılacağı, kent içi ulaşımın kolaylaşacağı bir tabiat harikası olarak eski günlerine geri dönüyor.''
Başbakan Erdoğan, projeyle Marmara'da demirleyen gemilerden artık büyük oranda kurtulanacağını ve Boğaz'ın hemen ağzında oluşan kirliliğin önüne geçileceğini ve biyoçeşitliliğin de muhafaza altına alınacağını söyledi. Kanal İstanbul'dan, günde 130 ile 160 arasında geminin geçmesinin hedeflendiğini bildiren Başbakan Erdoğan, İstanbul Boğazı'ndan günde ortalama 149 gemi geçtiği düşünüldüğünde kanalın gemi trafiğini yavaşlatmayacağını, tam tersine hızlandıracağını belirtti. Başbakan Erdoğan, Boğaz'dan geçen gemilerin bekleme maliyetinin yıllık ortalama 1.4 milyar dolar olduğunu bildirerek, kanalın tamamlanmasıyla bekleme maliyetinde de önemli ölçüde azalma olacağını söyledi. Başbakan Erdoğan, ''Kanal sadece bir ulaşım projesi, enerji ve çevre projesi olarak görev yapmayacak, kanal çevresinde modern bir yaşam alanını da oluşturacağız. Bunlar düzenlemede çok daha farklı ölçütlerde olacak. Kongre, festival, fuar merkezleriyle, otelleri, spor tesisleriyle Kanal İstanbul, yeni bir yaşam merkezinin de ortaya çıkmasını sağlayacak. İstanbul'un kentsel dönüşümü, kanal çevresinde gerçekleştireceğimiz projelerle devam edecek ve İstanbul'un en büyük havalimanını bu bölgede gerçekleştireceğiz. Hedefimiz yaklaşık 60 milyon/yıl kapasiteye sahip bir havalimanı. Artık Atatürk Havalimanı ve Sabiha Gökçen Havalimanı ihtiyaca cevap vermiyor'' dedi.
"Bu milletin hayallerini kendi hayallerimiz bilip hepsini ete kemiğe büründürdük"
Başbakan Erdoğan, önceden hızlı trenin hayal olduğunu, hızlı trenin konuşulmadığını dile getirerek, ancak Ankara-Eskişehir arasının bitirildiğini, Eskişehir İstanbul arasının da hızla devam ettiğini söyledi. Başbakan Erdoğan, ''Duydum ki bir parti Ankara-Konya arasına hızlı tren koyacakmış. Duydunuz mu? Hangi parti olduğunu biliyor musunuz? Daha sonra açıklarım. Bunların kılavuzunu değiştirmesi lazım. Zira Ankara-Konya hızlı treninin test sürüşlerini bizzat kendim başlattım. Önümüzdeki ay artık Ankara-Konya hızlı treni normal seferlerine başlıyor. Günaydın. Kendinize gelin ya'' şeklinde konuştu. Ankara-Konya arasının, 1 saat 15 dakikaya indiğine dikkati çeken Başbakan Erdoğan, ''Nereden nereye geldik? Bu milletin hayallerini kendi hayallerimiz bilip hepsini ete kemiğe büründürdük, ama biz de şımarmadık'' diye konuştu. 500 bin konutun hayalinin kurulduğunu, kentsel değişim dönüşüm projelerinin başlatıldığını ve şu ana kadar 490 bin konut inşa ederek, 350 bininin teslim edildiğini aktaran Başbakan Erdoğan, sembolik peşinat ve 10-15-20 yıl vadeyle bu konutların verildiğini hatırlattı. Başbakan Erdoğan, yeni hedef koyulduğunu ve 2023'e kadar 500 bin yeni konutun daha inşa edileceğini dile getirerek, hiç imkanı olmayan, insanca yaşanacak yerlerde oturamayan ve geliri olmayanları, 1 oda 1 salon içinde mutfağı olan 50 metrekarelik daireler yapmak suretiyle peşinatsız ayda 100 TL taksitle 22 yıl vadeli ödeme koşuluyla ev sahibi yapılacağını belirtti. Yeni evlenecek veya evli olanlara da 65 metrekare uygulamasının getirileceğini ve onlara, peşinatsız 100 TL taksitle verileceğini anlatan Başbakan Erdoğan, evin içinin büyük kısmını da yine bunun içine dahil edileceğini söyledi.
"Artık daha büyük hayaller kuruyoruz"
Başbakan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
''Ay yıldızlı bayrağımızın, bulunduğu her yerde gururla, onurla, itibarla dalgalanmasının hayalini kurduk, işte bunu gerçekleştirdik. Bu ülkede hayal olan ne varsa, hayal olmaktan çıkarıp, hedefe, plana, projeye dönüştürdük, ardından tüm o hayallerle tek tek kucaklaşmaya başladık. Bu millete hayal kurduranlar, millete hayal pazarlayanlar, defalarca hayal kırıklığına sebep oldular. Biz hayalleri tüketmekten, umutları karartmaktan hassasiyetle sakındık; milletimize hayal kırıklığı yaşatmadık. Şimdi daha büyük hayallerimiz var. Artık muhayyilemizi zorluyoruz. Artık daha büyük hayaller kuruyoruz. Hayallerimizi hedef yapıyor, o hedeflere doğru emin adımlarla ilerliyoruz. Hayallerimizi asla ulaşılamaz görmüyoruz. Tarih belirliyoruz, Türkiye hazır, hedef 2023 diyoruz.''
Başbakan Erdoğan, milli gelirin 2023'de 2 trilyon, kişi başına milli gelirin 25 bin, ihracatın 500 milyar dolara yükseleceğini ve 15 bin kilometre daha çift yol yapılacağını belirterek, şunları söyledi:
''Türkiye'nin dört bir yanını Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ifade ettiği gibi, demir ağlarla ördük. 'Biz Atatürk'ün partisindeyiz' diyenlere hatırlatılır ve hibe olunur. Peki siz ne yaptınız, nereyi ördünüz, söyler misiniz? Bu kadar iktidarda oldunuz 1938'den 1950'ye kadar ne yaptınız? Ondan sonra zaman zaman bazı koalisyonlara girdiniz, ne yaptınız? Söyleyin burayı da biz yaptık' deyin. Var mı acaba? Yok. Ama biz ülkemizin dört bir yanını demir ağlarla örmeye, hızlı tren ağlarıyla örmeye devam ediyoruz, devam edeceğiz. Artık asla ve asla bunlar hayal değil, hedef...''
Başbakan Erdoğan, göreve gelindiğinde, Türkiye'nin ekonomik büyüklükle dünyanın 26'ncı sırasında olduğunu, 8,5 yılda 17'nci sıraya gelindiğini ve 9 basamak yukarı çıkıldığını ifade ederek, ''Şimdi 12 yıl sonrasının hedefini koyuyoruz. 12 yıl sonra nerede olacağız, ilk 10'un içinde olacağız. 7 basamak sıçramak bizim için artık zor değil, bunu beraber başaracağız'' dedi. İstanbul'un, Türkiye'nin özeti olduğunu, güzelliği, kültür mirası ve potansiyeliyle sadece Türkiye'nin değil, dünyanın göz bebeği olduğunu ifade eden Başbakan Erdoğan, İstanbul'a yapılan her hizmetin aynı zamanda Anadolu'ya, Trakya'ya, tüm Türkiye'ye yapılan hizmet olduğunu söyledi. Başbakan Erdoğan, ''Bugün bu medeniyet şehrine, bu muhteşem şehre, 74 milyonun gururu olan bu şehre yeni bir hizmeti, yeni bir eseri daha kazandırmanın milletçe heyecanını yaşıyoruz. Bugün açıklayacağım bu muhteşem proje, şahsımın olduğu kadar, arkadaşlarımın olduğu kadar, yüzlerce yıl öncesinde İstanbul'un sakinlerinin ve idarecilerinin de aslında bir hayali'' dedi. Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'a Büyükşehir Belediyesi Başkanı olduğu zaman İndependenta olayının yaşandığını ve o zaman çok ciddi rahatsızlıklar geçirdiklerini dile getirerek, şunları söyledi:
''Aylarca bu yangın sürmüştü. Adeta yapacak hiçbir şeyiniz kalmıyor. Ne yaparız diye bunu kendi kendime soruyordum. Zaman zaman yakın çevremdeki danışmanlarımla bunları konuşuyordum. Allah bize Başbakanlığı lütfettikten sonra, İstanbullular, ülkem bize bu ülkede Başbakanlığı verdikten sonra İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanım ve Ulaştırma Bakanım ile birlikte helikopterle belli yerlerde zaman zaman dolaştık. 10 yıllar boyunca zihnimizde şekillenen bu hayalin, bugün artık ete kemiğe bürünmeye, bir hedef olarak görünmeye başladığını söyledik. Türkiye bunu başaracak güce ulaşmıştır dedik. Ve milli geliri 2300 dolardan 10 bin doları aşmış bir Türkiye var. Türkiye bu büyük hayali bu büyük projeyi gerçekleştirecek iradeye sahiptir. Artık kaynaklar noktasında da sıkıntımız yok. BO (Yap-İşlet) ve BOOT (Yap-İşlet-Devret) gibi sistemlerle artık bunu yapmak mümkün.''
http://www.akparti.org.tr/ana-sayfa.html
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder